Cumartesi günü saat üçe yaklaşırken telefonun ekranında hâlâ haftadan kalmış birkaç mesaj durur. Biri cevap bekler, biri pazartesiye bırakılabilir. Evden çıkmadan önce anahtar aranır, bir ceket alınır, “Kaçta buluşuyoruz?” diye son bir mesaj yazılır. Hafta sonu çoğu zaman büyük planlarla değil, bu küçük geçişlerle başlar.
Yoğun geçen bir haftanın ardından insanın ihtiyacı bazen takvime yeni bir şey eklemek değil, aynı masaya oturacağı insanlara gerçekten zaman ayırmaktır. Öğleden sonra uzayan bir yemek ya da akşamüstüne doğru başlayan bir buluşma, haftanın hızını kendiliğinden düşürür. Konuşmaların arasında telefon masadan uzaklaşır, bir süredir anlatılamayanlar anlatılır, gündelik hayatın küçük notları birbirine eklenir.
Bir sofraya yetişmek yerine sofrada kalmak
Hafta içi yemekleri çoğu zaman saate bağlıdır. Bir toplantıdan önce, eve dönüş yolunda ya da günün kalan işlerini düşünerek yenir. Hafta sonu masası ise başka bir ritim ister. Sipariş vermek için acele edilmez; biri biraz geç kalabilir, sohbet yemek gelmeden başlayabilir, planlanan saat fark edilmeden uzayabilir.
Zekeriyaköy’de hafta sonu yemeği için bir araya gelmek de biraz böyle bir gün fikrine yakışır. Öğleden sonra buluşan iki arkadaş, uzun zamandır aynı masaya oturamayan bir aile ya da haftayı birlikte kapatmak isteyen birkaç kişi için yemek, programın arasına sıkıştırılmış bir durak olmaktan çıkar.
No1 Culinaria, Zekeriyaköy’de bu buluşmalara Anadolu ve Akdeniz’den beslenen mutfağıyla eşlik ediyor. Asıl hikâye ise çoğu zaman tabaklardan önce masanın etrafında kuruluyor: İnsanların neden buluştuğunda, birbirlerine anlatacaklarında ve o gün başka bir yere yetişmek istemeyişlerinde.
Haftanın dışına çıkan birkaç saat
Hafta sonu sohbetlerinin bir gündemi olması gerekmez. İşten başlanır, çocuklardan söz edilir, bir sonraki tatil için bir plan ortaya atılır, biri geçen hafta gördüğü filmi anlatır. Konu değişir, geriye dönülür, araya başka bir hikâye girer. Gündelik hayatın yakınlığı biraz da bu dağınık akışta saklıdır.
Bazen uzun süredir görüşmeyen insanlar için ortak bir tarih bulmak, buluşmanın kendisinden daha zor hâle gelir. Bu yüzden takvimde açılan birkaç saati acele etmeden geçirmek başlı başına kıymetlidir. Yan yana oturmak için özel bir neden beklememek, hafta sonunun en iyi taraflarından biri olabilir.
Zekeriyaköy’de bir öğleden sonra yemeği ya da akşam buluşması da böyle düşünülebilir: Günün geri kalanını sürekli hesaplamadan, masadan ne zaman kalkılacağını baştan belirlemeden, konuşmanın kendi süresine izin vererek.
Pazar yaklaşırken
Hafta sonu her zaman boş bir takvim anlamına gelmez. Market alışverişi, ev işleri, çocukların programları, pazartesiye hazırlık derken iki gün kolayca dolabilir. Yine de iyi geçirilmiş birkaç saat, bütün hafta sonunun hafızasında ayrı bir yer tutar.
Bazen ertesi gün hatırlanan şey yenilen yemekten önce masada söylenen bir cümle olur. Bazen aylarca konuşulan bir plan o öğleden sonra ortaya çıkar. Bazen de hiçbir önemli karar alınmaz; yalnızca uzun zamandır görüşülmeyen biriyle yan yana oturulmuştur.
Hafta sonunu aceleye getirmemek belki de tam burada başlar: Günün içine daha fazla şey sığdırmaya çalışmadan, seçtiğimiz yerde biraz daha uzun kalabilmekte.
No1 Culinaria’nın güncel menüsünü inceleyebilir, rezervasyon için iletişime geçebilirsiniz.


Comments are closed